Kardiyak Acillerde Temel Yaşam Desteği

Ani kardiyak arrest, Avrupa’da önde gelen ölüm nedenidir. Her yıl 700.000 kişiyi etkilemektedir.
İskemik kalp hastalığı, dünyada en önde gelen ölüm nedenidir. Bu hastalarda gelişen ölümlerin yarısından fazlasından ise ani kardiyak arrestler (kalp durması) sorumludur.

Ani kardiyak arrest, Avrupa’da önde gelen ölüm nedenidir. Her yıl 700.000 kişiyi etkilemektedir.

Ani kardiyak arrest gelişen olguların %40’ında kalpteki mevcut ritim ventrikül fibrilasyonudur (VF).

Ventrikül fibrilasyonu, kalbin ritminden sorumlu elektrik aktivitesinin tamamen düzensiz olduğu bir ritim bozukluğudur. Kalbin kan pompalamasının durmasına neden olur. VF sürerken uygulanacak başarılı bir CPR (kardiyopulmoner resusitasyon = yapay solunum ve kalp masajı ile canlandırma) ve erken defibrilasyon (kalbin düzensiz ritim bozukluğunun bir cihaz yardımıyla düzeltilmesi) ile hastanın geri döndürülmesi mümkün olabilirken, kalp durduktan sonra hastanın geri dönme olasılığı önemli oranda azalır.

VF ile gelişen kardiyak arrestlerde ideal tedavi etkili bir CPR ve erken defibrilasyondur.
Hastane dışında kardiyak arrest gelişen olguların %80 kadarında problemden sorumlu etken kalpten kaynaklanmaktadır.

Kalp durması, kalp krizinden boğulmaya kadar birçok durumda ortaya çıkabilir. Kalp durduğunda, vücuda kan pompalanmaz, kan basıncı sıfıra düşer ve nabız kaybolur. Bu durumda, yaşamsal önem taşıyan beyin ve akciğer gibi organlara kan pompalanmayacağından, geçen her saniye hastayı ölüme biraz daha yaklaştırır. Kalp durduktan sonra, 10 saniye içinde, kişi bilincini kaybeder ve uyaranlara yanıt vermez. Böyle bir durum ile karşılaştığınızda, sakin olmak çok önemlidir.

Temel Yaşam Desteği

Temel yaşam desteğinin en hızlı şekilde uygulanabilmesi ve amacına ulaşabilmesi için öncelikle kurtarıcının, çevrenin ve kazazedenin güvenliği sağlanmalı ardından hasta değerlendirilmelidir.

Temel Yaşam Desteği, yapay solunum ve kalp masajı kısımlarından oluşur. Bunlar sayesinde, oksijenlenmiş kanın yaşamsal önem taşıyan organlara ulaşması sağlanır. Temel Yaşam Desteği'ni uygulamanız şu nedenlerle hayat kurtarıcı olabilir.

Erken tanı ve müdahale: Durumu erkenden tespit etmeniz ve yardım çağırmanız kardiyak arresti önleyebilir.

Erken CPR: Erken CPR uygulaması, hastanın hayata dönme şansını 2-3 katına çıkarabilir. CPR uygulanmadan geçen her dakika, sağ kalım şansını %7-10 oranında azaltmaktadır. Amaç defibrilasyon gelene dek vücudun kanlanmasını sağlamaktır.

Erken Defibrilasyon: CPR ile birlikte uygulanan erken (3-5 dakika içinde) defibrilasyon sağkalım şansını %49-75’e yükseltir. Defibrilasyon uygulanmaksızın geçen her 1 dakikada sağkalım şansı %10-15 kadar azalır.

Temel yaşam desteği, koruyucu malzemeler dışında herhangi bir malzeme kullanmaksızın havayolu açıklığının sağlanması, solunum ve dolaşımın desteklenmesidir.

Temel yaşam desteği algoritmasının ilk basamağı güvenliğin sağlanmasıdır. Bu çaba; kurtarıcının kendisi, çevre ve kazazedenin güvenliğine yönelik olmalıdır.

Temel yaşam desteği algoritması, uygulaması kolay, her kardiyak arrest olgusuna uygun en basit hale getirilmiştir.
Bilinci kapanmış ya da bize yanıt vermeyen ve normal solunumu olmayan hastalarda hemen CPR uygulamasına başlanmalıdır.

Size yanıt vermeyen hastalarda hastayı sırtı yere gelecek şekilde yatırın, başını ekstansiyona getirin çenesini ileri doğru itin.

Bunun için sol elinizi, baş ve işaret parmaklarınız boşta kalacak şekilde hastanın alnına koyarak ekstansiyonu bu elinizle yapın. Diğer elinizin işaret ve orta parmakları ile çeneyi ileri doğru itin.

Havayolu açıklığını sağladıktan sonra normal solunum olup olmadığını anlamak için hastanın göğüs hareketlerine bakın, ağzından çıkacak sesleri kulağınız ile dinleyin, yanağınıza gelecek hava akımını hissetmeye çalışın.
Kardiyak arrestin ilk dakikalarında iç çekme tarzında solunum hareketleri olabilir. Bu hareketler, normal solunum ile karıştırılmamalıdır. Eğer kuşku duyuyorsanız normal solunum yokmuş gibi hareket ediniz.

Solunum varlığını değerlendirmek için 10 saniyeden daha fazla bir süre harcamayınız.

Hasta normal solumuyorsa:

Birisini yardım bulması için görevlendiriniz

Eğer yalnız iseniz ambulans çağırınız daha sonra hastanın yanına dönerek aşağıdaki gibi göğüs basısına başlayınız.
Hastanın yanına diz çökünüz.

Elinizi hastanın göğsünün ortasına yerleştiriniz.

Diğer elinizi ilk elinizin üstüne koyunuz.

Parmaklarınızı birbirine kenetleyiniz. Üst karın veya ksifoid kemiğe (iman tahtası kemiğinin alt ucu) baskı uygulamayınız.

Kollarınız düz olacak şekilde dikey biçimde kendinizi hasta üzerinde yerleştiriniz.

30 kompresyondan sonra başı ekstansiyona (geriye doğru) getirip çeneyi öne iterek havayolu açıklığı sağlayınız. Hastanın alnındaki elinizin baş ve işaret parmakları ile hastanın burnunu kapatınız.

Hastanın ağzına ağzınızı iyice oturtunuz. Ciğerlerinize aldığınız havanızı hastanın akciğerlerine üfleyiniz. Bir yandan da hastanın göğsünün şişmesini izleyiniz.

Daha sonra hastanın ağzını serbest bırakarak havanın geri çıkmasına izin veriniz. Bu arada hastanın göğsünün indiğini izleyiniz.

Ağızdan ağıza ya da buruna solunum yaptırmak istemeyen kurtarıcılar, tek yönlü valfi bulunan ventilasyon maskelerini kullanabilirler.

Ardından 30 kompresyon ve 2 solunum döngüsünü sürdürünüz.

Ne zamana kadar devam?

Daha deneyimli bir ekip gelmesi

Yorulmanız

Solunum ve dolaşımın kendiliğinden başlaması

Çocuklarda yabancı cisim yutma sonucu kardiyak arrest geliştiyse ve tek başınıza iseniz, 5 kurtarıcı solunum sonrasında hala normal solunum yoksa 1 dakika süreyle CPR 15:2 uygulayıp daha sonra yardım çağırmak üzere hastanın bırakılması, yardım çağrılması ve yeniden CPR'a başlanması önerilir.

Derlenme
Eğer hastada kendiliğinden solunum başlamış ise hastaya tıbbi yardım ulaşana dek derlenme pozisyonu veriniz:
Önce hastanın size yakın olan kolunu vücuduna dik açı yapacak şekilde açınız.

Ön kolu, kola dik açı yapacak şekilde yukarı doğru açınız. El ayası yukarı doğru baksın.

Hastanın sizden uzakta olan diğer kolunu size doğru çekerek elini hastanın size yakın yanağına doğru yerleştiriniz.

Kendi diğer elinizle hastanın size uzak olan bacağını tutup diğer bacağını çaprazlayacak şekilde size doğru çekiniz.

Hastanın eli yanağını desteklerken uzaktaki bacağından kuvvet alarak hastayı tamamen size doğru döndürünüz.

Hastayı döndürdüğünüzde hastanın altta kalan elinin yanağını desteklemesine, üstte kalan bacağın kalçada ve dizde 90 derece açı yapmış olmasına, havayolunun açık olduğuna, gerekiyorsa başın ekstansiyonda kalmasına ve kendiliğinden solunumun devam ettiğine dikkat ediniz.

Hasta bu pozisyonda 30 dakikadan daha fazla bir süre kalacaksa, altta kalan kolun dolaşımını korumak için hasta diğer tarafa çevrilmelidir.